Kısa yanıt
Boşanmadan sonra nafaka ve tazminat, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı bir davayla istenebilir (TMK m.178). Ziynet, mal paylaşımı ve çocuk için iştirak nafakası bu bir yıllık süreye bağlı değildir. Dava sürerken unutulan talepler ise dilekçeler aşamasında veya bir kez yapılabilecek ıslahla eklenebilir.
Bu yazıda
Boşanma davası açılırken bazı talepler unutulabilir veya bilinçli olarak sonraya bırakılabilir. Boşanmadan sonra nafaka ve tazminat istenip istenemeyeceği, talebin türüne ve davanın hangi aşamada olduğuna göre değişir. Bu yazıda, boşanma dilekçesinde yer almayan nafaka, maddi ve manevi tazminat, ziynet ve mal paylaşımı taleplerinin dava sürerken nasıl eklenebileceğini ve boşanma kesinleştikten sonra hangi sürelerle istenebileceğini Türk Medeni Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde anlatıyoruz.
Boşanma dilekçesinde nafaka, tazminat ve ziynet istenmemişse sonradan talep edilebilir mi?
Çoğu durumda evet, ancak her talebin kuralı farklıdır. Boşanmanın sonucu olan maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası için kanun bir yıllık süre öngörür: evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m.178). Ziynet eşyası ve mal rejiminin tasfiyesi ise bu bir yıllık süreye bağlı değildir.
Anlaşmalı boşanmada durum farklıdır; eşler mali sonuçları protokolde düzenler ve hakim onayıyla bu düzenleme bağlayıcı hale gelir. Protokolde hangi hakların saklı tutulabileceği ayrı bir konudur ve anlaşmalı boşanma protokolünde hakların saklı tutulması yazısında anlatılmıştır. Bu yazı, çekişmeli boşanmada dilekçede yer almayan taleplere odaklanır; diğer konular için aile hukuku sayfasına bakabilirsiniz.
| Talep | Dava sürerken | Boşanmadan sonra |
|---|---|---|
| Maddi ve manevi tazminat (TMK m.174) | Dilekçeler aşamasında; sonra ancak ıslah veya açık muvafakatle | Kesinleşmeden itibaren 1 yıl içinde ayrı dava (TMK m.178) |
| Yoksulluk nafakası (TMK m.175) | Dilekçeler aşamasında; sonra ancak ıslah veya açık muvafakatle | Kesinleşmeden itibaren 1 yıl içinde ayrı dava (TMK m.178) |
| İştirak nafakası (çocuk için) | Talep edilebilir; çocukla ilgili düzenlemeler hakimin gözetimindedir | Ayrı dava; uygulamada bir yıllık süreye bağlı tutulmaz |
| Ziynet eşyası | Değer gösterilip harcı yatırılarak istenebilir | Ayrı dava; TMK m.178'deki 1 yıllık süreye bağlı değildir |
| Mal rejiminin tasfiyesi | Genellikle ayrı dosyada görülür | Ayrı dava; Yargıtay uygulamasında 10 yıllık genel süre (TBK m.146) |
Dava devam ederken unutulan talepler nasıl eklenir?
Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleriyle iddia ve savunmalarını serbestçe genişletebilir veya değiştirebilir. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ise iddia ve savunma kural olarak genişletilemez; buna iddianın genişletilmesi yasağı denir. Yasak, ıslah yoluyla veya karşı tarafın açık muvafakatiyle aşılabilir (HMK m.141).
Islah, aynı davada taraflarca yalnızca bir kez yapılabilir ve tahkikatın sona ermesine kadar sözlü veya yazılı olarak ileri sürülür (HMK m.176–177). Kısmen ıslahta, ıslah edilen işlemin yapılması için bir haftalık süre verilir; bu sürede işlem yapılmazsa ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir (HMK m.181). Islah eden taraf, hakimin takdir edeceği gider ve teminatı bir hafta içinde yatırmazsa ıslah yapılmamış sayılır (HMK m.178). Davayı uzatmaya yönelik kötüniyetli ıslah dikkate alınmaz (HMK m.182).
Yargıtay uygulamasında, dilekçeler aşamasından sonra ilk kez ileri sürülen tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri, karşı tarafın açık muvafakati veya usulüne uygun bir ıslah olmadıkça incelenmemektedir. Bu nedenle dava sürerken unutulan bir talep için başvurulabilecek başlıca yol ıslahtır; ıslah hakkı bir kez kullanıldıktan sonra aynı davada yeniden ıslah yapılamaz. Bölge adliye mahkemesi aşamasında ise davanın ıslahı istenemez (HMK m.357). Tedbir nafakası, velayet ve kişisel ilişki gibi konularda ise hakim, talebe bağlı kalmadan gerekli düzenlemeleri yapar (TMK m.169, 182). Davalı eşin cevap dilekçesindeki talepleri ve karşı dava için boşanma davasında karşı dava yazısına bakabilirsiniz.
Boşanmadan sonra tazminat davası açılabilir mi?
Evet. Boşanma davasında maddi veya manevi tazminat istenmemişse, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde aile mahkemesinde ayrı bir tazminat davası açılabilir (TMK m.178). Maddi tazminatı, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf; manevi tazminatı ise boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf isteyebilir (TMK m.174).
Sonradan açılan tazminat davasında kusur durumu önemlidir. Yargıtay uygulamasına göre boşanma kararında yapılan ve kesinleşen kusur belirlemesi, sonradan açılan tazminat ve nafaka davalarında kural olarak bağlayıcıdır; bu davalarda kusur yeniden tartışılmaz. Bu nedenle boşanma davasında kusurun doğru tespiti, sonradan istenecek tazminatın kaderini de belirler. Bir yıllık süre zamanaşımı süresi olduğundan, mahkeme bunu kendiliğinden dikkate almaz; karşı tarafın zamanaşımı def'ini ileri sürmesi gerekir (Türk Borçlar Kanunu m.161). Yine de sürenin kaçırılmaması en güvenli yoldur. Ayrı açılan tazminat davası, değer üzerinden nispi harca tabidir.
Boşanmadan sonra nafaka istenebilir mi?
Yoksulluk nafakası, boşanma davasında istenmemişse, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı bir davayla istenebilir (TMK m.178). Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m.177). Nafaka isteyen tarafın boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması ve kusurunun daha ağır olmaması gerekir (TMK m.175).
Anayasa Mahkemesi TMK m.175/1'deki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir; iptal hükmü 30.06.2027 tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar mevcut kural uygulanır; ayrıntılar için süresiz nafaka iptali yazısına bakabilirsiniz.
Çocuk için iştirak nafakası ise eşlerin kendi aralarındaki taleplerden farklıdır. Velayet kendisine verilmeyen ana veya baba, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m.182). Uygulamada iştirak nafakası, boşanma kararında hükmedilmemişse çocuk ergin oluncaya kadar ayrı bir davayla istenebilir ve TMK m.178'deki bir yıllık süreye bağlı tutulmaz. Nafakaya kural olarak dava tarihinden itibaren hükmedildiğinden, gecikmek geçmiş dönemin kaybedilmesine yol açabilir.
Ziynet eşyaları ve mal paylaşımı sonradan istenebilir mi?
Ziynet eşyaları uygulamada çoğunlukla kadının kişisel malı kabul edilir ve iadesi ya da bedeli, boşanma davasında harcı yatırılarak veya ayrı bir davayla istenebilir. Ziynet talebi boşanmanın fer'i sonucu sayılmadığından TMK m.178'deki bir yıllık süreye tabi değildir. Yargıtay uygulamasında ziynetler mevcutsa aynen iade istemi mülkiyete dayalı kabul edilerek zamanaşımına tabi tutulmamakta, bedel istemlerinde ise genellikle on yıllık genel zamanaşımı (TBK m.146) uygulanmaktadır. Zaman geçtikçe ziynetlerin kimde kaldığını ispat etmek zorlaşır; ispat yükü ve aynen iade ile bedel ayrımı ziynet eşyası davası yazısında anlatılmıştır.
Mal rejiminin tasfiyesi de boşanmadan sonra ayrı bir davayla istenebilir. Yargıtay uygulamasına göre mal rejiminden doğan alacaklar, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren işleyen on yıllık genel zamanaşımına tabidir (TBK m.146). Katılma alacağı ve paylaşımın esasları için boşanmada mal paylaşımı yazısına bakabilirsiniz.
Unutulan bir talep için izlenecek yol
Davanın aşamasını belirleyin
Dilekçeler aşaması mı sürüyor, tahkikat mı devam ediyor, yoksa karar verildi mi? İzlenecek yol buna göre değişir.
Dilekçeler aşamasındaysanız ekleyin
Cevaba cevap veya ikinci cevap dilekçesiyle talebinizi açıkça ileri sürün ve delillerinizi gösterin.
Tahkikat sürüyorsa ıslahı değerlendirin
Islah tek seferlik bir haktır; tüm eksik talepleri aynı ıslah dilekçesinde toplayın ve verilen süre içinde gideri yatırın.
Karar verildiyse kesinleşme tarihini öğrenin
Kesinleşme şerhli karar örneğini alın. Tazminat ve yoksulluk nafakası için bir yıllık süre bu tarihten başlar.
Ayrı davayı süresinde açın
Tazminat ve yoksulluk nafakasını bir yıl içinde; iştirak nafakası, ziynet ve mal rejimi taleplerini de gecikmeden aile mahkemesinde ileri sürün.
Hangi talebin hangi davada ve hangi sürede ileri sürüleceği, davanın aşamasına ve tarafların kusur durumuna göre değişir; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.
Sık sorulan sorular
Boşandıktan sonra tazminat davası açılır mı?
Evet, açılabilir. Boşanma davasında maddi veya manevi tazminat istenmemişse, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde aile mahkemesinde ayrı bir tazminat davası açılabilir (TMK m.178). Yargıtay uygulamasına göre boşanma kararında kesinleşen kusur belirlemesi bu davada kural olarak bağlayıcıdır. Ayrı tazminat davası, istenen tutar üzerinden nispi harca tabidir.
Boşanmadan sonra yoksulluk nafakası istenebilir mi?
Evet. Yoksulluk nafakası boşanma davasında istenmemişse, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı bir davayla istenebilir. Davayı nafaka alacaklısı kendi yerleşim yerindeki aile mahkemesinde açabilir. Nafaka isteyenin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması ve kusurunun diğer taraftan daha ağır olmaması gerekir.
Boşanma davasında unutulan talep ıslahla eklenir mi?
Evet, uygulamada tazminat ve yoksulluk nafakası gibi talepler ıslahla eklenebilmektedir. Islah aynı davada yalnızca bir kez ve tahkikat sona erinceye kadar yapılabilir. Islah eden taraf, hakimin belirlediği gideri bir hafta içinde yatırmazsa ıslah yapılmamış sayılır. Bölge adliye mahkemesi aşamasında ise ıslah yapılamaz.
Ziynet eşyaları boşandıktan sonra istenebilir mi?
Evet. Ziynet eşyaları boşanma davasında istenmemişse, boşanmadan sonra ayrı bir davayla istenebilir. Ziynet talebi boşanmanın fer'i sonucu sayılmadığından TMK m.178'deki bir yıllık süreye bağlı değildir; Yargıtay uygulamasında aynen iade istemi zamanaşımına tabi tutulmamakta, bedel istemine genellikle on yıllık süre uygulanmaktadır. Ancak ziynetlerin kimde kaldığını ispat etmek zamanla zorlaştığından davayı geciktirmemek yararlıdır.
İştirak nafakası boşandıktan sonra istenebilir mi?
Evet. Boşanma kararında çocuk için iştirak nafakasına hükmedilmemişse, velayet kendisine bırakılan ebeveyn çocuk ergin oluncaya kadar ayrı bir davayla bu nafakayı isteyebilir. Uygulamada bu talep TMK m.178'deki bir yıllık süreye bağlı tutulmaz. Nafakaya kural olarak dava tarihinden itibaren hükmedildiği için davayı geciktirmemek gerekir.