Kısa yanıt

Ziynet eşyası davası, düğünde takılan ve kural olarak kadına ait sayılan altınların, bunları elinde tutan eşten geri istenmesidir. Talep en güvenli biçimde “aynen iade, bu mümkün olmazsa bedeli” şeklinde kurulur; boşanma dilekçesine eklenebilir ya da ayrı davayla açılabilir. Altınların diğer eşte kaldığını ispat yükü kural olarak kadındadır.

Bu yazıda
  1. Düğünde takılan ziynet eşyaları kime aittir?
  2. Boşanma davasında ziynet eşyaları nasıl talep edilir?
  3. Altınların aynen iadesi mi, bedeli mi istenir?
  4. Ziynetlerin diğer eşte kaldığını kim ispat eder?
  5. Ziynet davasında harç ne kadar, süre var mı?

Ziynet eşyası davası, boşanma sürecinde en sık görülen alacak taleplerinden biridir. Düğünde takılan bilezik, çeyrek altın ve takılar çoğu zaman evlilik içinde bozdurulur, satılır ya da bir aileye emanet edilir; boşanma aşamasında bunların kime ait olduğu ve nasıl geri alınacağı tartışılır. Aşağıda ziynetlerin kime ait sayıldığını, talebin nasıl yazılacağını, ispat yükünü, değerlemeyi ve harcı bulacaksınız. Boşanmanın diğer sonuçları için aile hukuku sayfasına bakabilirsiniz.

Düğünde takılan ziynet eşyaları kime aittir?

Kanunda ziynet eşyasına özgü bir hüküm yoktur. Yargıtay uygulamasına göre düğünde takılan ziynetler, kimin taktığına bakılmaksızın kadına bağışlanmış sayılır; yalnız erkek saati veya kol düğmesi gibi erkeğe özgü takılar erkeğe aittir. Yörede farklı bir örf ve adet bulunduğunu ileri süren taraf bunu ispatlamalıdır.

Ziynetler karşılıksız kazanma yoluyla edinildiği için kadının kişisel malıdır (Türk Medeni Kanunu m.220, bent 2). Bu nedenle katılma alacağı hesabına girmez; her eş, diğer eşte bulunan kendi malını geri alır (TMK m.226/1). Mal paylaşımının nasıl yapıldığını Boşanmada Mal Paylaşımı yazısında bulabilirsiniz.

Ziynet, dini nikahta kararlaştırılan mehirden de farklıdır. Mehir, kocanın kadına verdiği ya da vermeyi üstlendiği bir değerdir ve bağışlama sözüne ilişkin şekil kurallarına tabidir. Bu konuyu mehir alacağı ve boşanma davası yazısında ayrıca ele aldık.

Boşanma davasında ziynet eşyaları nasıl talep edilir?

Ziynet talebi boşanmanın kendiliğinden bir sonucu değildir; açıkça istenmesi ve harcının yatırılması gerekir. Uygulamada iki yol vardır:

  • Boşanma davasıyla birlikte: Ziynet talebi boşanma dilekçesinde, davalıysanız karşı davada ayrı bir talep olarak ileri sürülür. Aynı davalıya karşı birbirinden bağımsız talepler aynı dilekçede birleştirilebilir (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.110). Mahkeme, yargılamanın düzenli yürümesi için bu talebi ayrı dosyaya ayırabilir (HMK m.167).
  • Ayrı bir davayla: Boşanma davası sürerken veya boşanmadan sonra bağımsız bir ziynet alacağı davası açılabilir. Bu davalar uygulamada aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar.

Boşanma dilekçesinde ziynet istenmemişse talebi aynı davaya sonradan eklemek, iddianın genişletilmesi yasağı nedeniyle her zaman mümkün olmayabilir. Böyle bir durumda ayrı dava açmak çoğu zaman daha güvenli yoldur.

Ziynet talebi adım adım

  1. Ziynetlerin listesini çıkarın

    Her parçanın türünü, ayarını, gramını ve adedini ayrı ayrı yazın; örneğin “4 adet 22 ayar bilezik, 15 adet çeyrek altın”. Liste ne kadar ayrıntılıysa bilirkişi değerlemesi o kadar sağlıklı olur.

  2. Delilleri toplayın

    Düğün videosu ve fotoğrafları, takı listesi, kuyumcu belgeleri, bozdurma dekontları, banka kayıtları, yazışmalar ve tanık isimleri hazırlanmalıdır.

  3. Talebi doğru yazın

    “Ziynetlerin aynen iadesine, aynen iade mümkün olmazsa bedelinin tahsiline” şeklinde açık bir talep kurun ve ziynetlerin tahmini değerini gösterin.

  4. Harcı ve gider avansını yatırın

    Gösterilen değer üzerinden nispi harç ve gider avansı yatırılır. Harcı yatırılmayan talep incelenmez.

  5. Değerlemeyi takip edin

    Bilirkişi raporundaki değer, dilekçede gösterdiğiniz değerden yüksekse talebinizi kanundaki süre içinde artırın.

Altınların aynen iadesi mi, bedeli mi istenir?

Uygulamada en güvenli yol iki talebi kademeli olarak birlikte kurmaktır: önce ziynetlerin aynen iadesi, bu mümkün olmazsa bedelinin ödenmesi. Talep yerinde görülürse mahkeme genellikle ziynetlerin aynen iadesine, iade edilemezse belirlenen bedelin ödenmesine hükmeder; ancak yalnız aynen iadeye hükmedilip değerin icra aşamasına bırakıldığı kararlar da görülmektedir. Altınlar bozdurulmuş veya satılmışsa aynen iade fiilen imkansız olduğundan doğrudan bedel istenebilir.

Bedelin kararda yazılı olması icra aşamasında önemlidir. Taşınır teslimine ilişkin ilamda borçlu malı teslim etmezse ilamda yazılı değer tahsil edilir; değer ilamda yazılı değilse icra memuru haczin yapıldığı tarihteki rayice göre takdir eder (İcra ve İflas Kanunu m.24). Bu nedenle bedelin hükümde “aynen iade edilemezse … TL ödenmesine” şeklinde açıkça gösterilmesi önemlidir; yalnız aynen iade istemek tahsilatı uzatabilir.

Ziynet taleplerinin karşılaştırılması
Talep biçimiNe zaman uygun?Dikkat edilecek nokta
Yalnız aynen iadeZiynetlerin karşı tarafta durduğu biliniyorsaTeslim edilmezse değer icra aşamasında ayrıca belirlenir; süreç uzayabilir
Aynen iade, olmazsa bedeliÇoğu durumdaBedel hükümde açıkça gösterilirse icrada bu değer esas alınır
Yalnız bedelZiynetler bozdurulmuş veya satılmışsaDeğerleme tarihi ve dilekçede istenen miktar sonucu belirler

Değer, mahkemenin görevlendirdiği bilirkişi tarafından ziynetlerin ayarı, gramı ve işçiliği dikkate alınarak belirlenir. Hangi tarihteki değerin esas alınacağı talebin nasıl kurulduğuna göre değişir ve Yargıtay kararlarında bu konuda farklı yaklaşımlar görülmektedir; bu nedenle bedelin hangi tarihteki değer üzerinden istendiği dilekçede açıkça yazılmalıdır. Hakim taleple bağlıdır ve istenenden fazlasına hükmedemez (HMK m.26). Altın fiyatları yükseldiyse dilekçedeki değerin artırılması gerekebilir.

7589 sayılı Kanunla belirsiz alacak davası (HMK m.107) 31.07.2026'dan itibaren kaldırılmıştır. Artık alacağın bir kısmı dava edilmişse talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sonuna kadar artırılabilir (HMK m.109/4); ıslah imkanı da devam etmektedir (HMK m.176-177). Ziynet davalarında bu yeni düzenlemenin nasıl uygulanacağı yargı kararlarıyla netleşecektir.

Ziynetlerin diğer eşte kaldığını kim ispat eder?

Genel kural, iddia edenin iddiasını ispat etmesidir (TMK m.6). Yargıtay uygulamasında ziynetlerin kadının üzerinde bulunduğu ve evden ayrılırken yanında götürüldüğü kabul edilir. Bu nedenle altınların koca veya ailesi tarafından alındığını, evde kaldığını ya da kadının bunları götürmesine engel olunduğunu ispat yükü kural olarak kadındadır.

Ziynetlerin kocaya verildiği ve örneğin araç, ev veya borç ödemesi için bozdurulduğu ispatlanırsa, bunların geri verilmemek üzere verildiğini ispat yükü bu kez kocaya geçer. Uygulamada bu savunma somut delillerle desteklenmedikçe kabul görmez.

Ziynet davasında kullanılan başlıca deliller

  • Düğün videosu ve fotoğraflarıTakıların türünü ve adedini göstermek için
  • Takı listesi veya düğün defteriKim tarafından ne takıldığını göstermek için
  • Kuyumcu belgeleri ve banka dekontlarıAltınların ne zaman ve kim tarafından bozdurulduğunu göstermek için
  • Tanık beyanlarıEvden ayrılma anını ve altınların kimde kaldığını anlatmak için
  • Mesaj ve yazışmalarAltınların alındığına veya geri verileceğine ilişkin beyanları göstermek için

Ziynet davasında harç ne kadar, süre var mı?

Ziynet talebi değer üzerinden nispi harca tabidir. 06.10.2026 itibarıyla karar ve ilam harcı, hüküm altına alınan değerin binde 68,31'idir ve bunun dörtte biri dava açılırken peşin ödenir; kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir (Harçlar Kanunu m.28/a ve 1 sayılı tarife III-1-a). Bu oran 2026 yılında değişmemiştir. Ayrıca başvurma harcı ile tebligat ve bilirkişi giderleri için gider avansı yatırılır; bu tutarlar her yıl yeniden belirlenir.

Ziynet talebi, boşanmaya bağlı tazminat ve nafaka taleplerindeki bir yıllık süreye (TMK m.178) tabi değildir. Uygulamada yerleşik görüşe göre aynen iade talebi mülkiyete dayandığı için zamanaşımına tabi tutulmaz; bedel talebinde ise genellikle on yıllık genel süre uygulanır (Türk Borçlar Kanunu m.146). Evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirinden alacaklarında zamanaşımı işlemez (TBK m.153). Deliller zamanla zayıfladığından talebi geciktirmemek yararlıdır.

Anlaşmalı boşanmada ziynetlerin durumunun protokolde açıkça yazılması gerekir; bu konuda anlaşmalı boşanma protokolünde hakların saklı tutulması yazısına bakabilirsiniz.

Somut durumunuzda ziynet talebinin nasıl kurulacağını değerlendirmek için bir avukata danışmanız önerilir.

Sık sorulan sorular

Düğünde erkek tarafının taktığı altınlar kime kalır?

Kural olarak kadına kalır. Yargıtay uygulamasına göre düğünde takılan ziynetler, kimin taktığına bakılmaksızın kadına bağışlanmış sayılır; yalnız erkek saati gibi erkeğe özgü takılar erkeğe aittir. Yörede farklı bir örf ve adet bulunduğunu ileri süren taraf bunu ispatlamalıdır. Ziynetler kadının kişisel malı olduğundan mal paylaşımında katılma alacağı hesabına da girmez.

Bozdurulan altınlar geri istenebilir mi?

Evet. Altınlar koca tarafından alınıp ev, araba veya borç için bozdurulduysa kadın bunların bedelini isteyebilir. Kadının önce altınların kocaya verildiğini veya onun tarafından bozdurulduğunu dekont, kuyumcu belgesi, mesaj veya tanıkla göstermesi gerekir. Bu ispatlanırsa altınların geri verilmemek üzere, yani bağış olarak verildiğini ispat yükü kural olarak kocaya geçer.

Ziynet davası boşanmadan sonra açılabilir mi?

Evet. Ziynet talebi boşanma davasında ileri sürülmemişse boşanmadan sonra ayrı bir davayla istenebilir. Bu talep, tazminat ve nafaka için öngörülen bir yıllık süreye tabi değildir. Uygulamada aynen iade talebi zamanaşımına tabi tutulmaz, bedel talebinde ise genellikle on yıllık süre uygulanır. Yine de deliller zamanla zayıfladığından gecikmemek yararlıdır.

Ziynet davasında altının hangi tarihteki değeri esas alınır?

Bu, talebin nasıl kurulduğuna bağlıdır; Yargıtay kararlarında dava tarihindeki ya da karar tarihine yakın değeri esas alan farklı yaklaşımlar görülür. Bedel bilirkişiyle belirlenir, ancak mahkeme dilekçede istenen miktardan fazlasına hükmedemez; altın fiyatı yükseldiyse talebin artırılması gerekebilir. Karar yalnız aynen iade içeriyorsa ve ziynet teslim edilmezse değer, icra aşamasında haczin yapıldığı tarihteki rayice göre belirlenir.

Ziynet davasına hangi mahkeme bakar?

Uygulamada ziynet davalarına aile mahkemesi bakar; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla görev yapar. Talep boşanma davasıyla birlikte ileri sürülebilir veya ayrı dava olarak açılabilir. Ayrı açılan davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m.6); somut olayda başka yetkili mahkemeler de bulunabilir.

Kaynaklar