Kısa yanıt

İş kazası tazminat davasında işverene karşı görevli mahkeme iş mahkemesidir; iş mahkemesi bulunmayan yerlerde dava asliye hukuk mahkemesinde iş mahkemesi sıfatıyla görülür (7036 m.2, 5). Dava; davalının yerleşim yerinde, işin yapıldığı yerde, kazanın veya zararın meydana geldiği yerde ya da işçinin yerleşim yerinde açılabilir. Bu davalarda arabulucuya başvurmak zorunlu değildir.

Bu yazıda
  1. İş kazası nedeniyle açılacak tazminat davasında görevli mahkeme hangisidir?
  2. İş kazası tazminat davası hangi yerde açılır?
  3. İş kazası tazminatı için arabulucuya gitmek zorunlu mu?
  4. Ölen işçinin yakınları hangi tazminatları isteyebilir?
  5. İş kazası tazminat davasında zamanaşımı ne kadardır?

İş kazası geçiren işçi veya hayatını kaybeden işçinin yakınları, uğradıkları zararın karşılanması için dava açmayı düşündüğünde ilk karar verilmesi gereken konu, iş kazası tazminat davasında görevli mahkemenin hangisi olduğudur. Yanlış mahkemede açılan dava zaman kaybına yol açar. Bu yazıda görevli ve yetkili mahkemeyi, arabuluculuk istisnasını, zamanaşımı sürelerini ve ölen işçinin yakınlarının haklarını bulacaksınız. İş ilişkisinden doğan diğer uyuşmazlıklar için iş hukuku sayfasına bakabilirsiniz.

İş kazası nedeniyle açılacak tazminat davasında görevli mahkeme hangisidir?

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5. maddesine göre iş mahkemeleri, işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlığına bakar. İşverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almama sebebiyle işçinin ölümü veya vücut bütünlüğünün zedelenmesinden doğan zararlar, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabidir (TBK m.417). Bu nedenle işverene karşı açılan maddi ve manevi tazminat davası iş mahkemesinde görülür.

İş mahkemesi kurulmamış yerlerde bu davalara asliye hukuk mahkemesi, İş Mahkemeleri Kanunundaki usul ve esaslara göre bakar (7036 m.2/3). İş mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanır (m.7). Kazanın asıl işveren ile alt işveren ilişkisi içinde gerçekleştiği durumlarda asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur (İş Kanunu m.2/6).

İş kazasında davalıya göre görevli mahkeme
Davalı ve talepGörevli mahkemeNot
İşveren veya asıl işveren: maddi ve manevi tazminatİş mahkemesi (7036 m.5/1-a)Arabuluculuk dava şartı değildir (m.3/3)
SGK: olayın iş kazası olarak tespiti, gelir bağlanmasıİş mahkemesi (7036 m.5/1-b)Önce Kuruma başvuru zorunludur (m.4)
SGK'nın işverene açtığı rücu davasıİş mahkemesi (7036 m.5/1-b)Arabuluculuk dava şartı değildir (m.3/3)
Kazaya sebep olan üçüncü kişi veya trafik sigortası şirketiİş mahkemesi değil; uygulamada üçüncü kişiye karşı genellikle asliye hukuk, sigortacıya karşı çoğunlukla asliye ticaret mahkemesiSigortaya önce yazılı başvuru gerekir; Sigorta Tahkim Komisyonuna da gidilebilir (KTK m.97)

Ölen işçinin yakınlarının işverene karşı açtığı destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davalarının da uygulamada genellikle iş mahkemesinde görüldüğü kabul edilmektedir. İşçi ile işveren arasında olmayan uyuşmazlıklar ise iş mahkemesinin görev alanına girmez. Örneğin servis veya trafik kazasında kusurlu sürücüye ya da araç işletenine karşı haksız fiil davası uygulamada genellikle asliye hukuk mahkemesinde, zorunlu trafik sigortası şirketine karşı dava ise çoğunlukla sigorta uyuşmazlığı olarak asliye ticaret mahkemesinde görülür. Sigorta şirketine dava açmadan önce yazılı başvuru zorunludur; şirket on beş gün içinde cevap vermezse veya cevap talebi karşılamazsa dava açılabilir ya da Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir (KTK m.97). Manevi tazminat zorunlu trafik sigortasının kapsamında değildir (KTK m.92). Servis aracında yaşanan kazanın iş kazası niteliği Servis Kazası İş Kazası Sayılır mı? yazısında anlatılmıştır.

İş kazası tazminat davası hangi yerde açılır?

Yetkili mahkeme 7036 sayılı Kanunun 6. maddesinde düzenlenmiştir. İş kazasından doğan tazminat davası şu yerlerden birinde açılabilir:

  • Davalı gerçek veya tüzel kişinin dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesi; davalı birden fazlaysa bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi.
  • İşin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesi.
  • İş kazasının veya zararın meydana geldiği yer mahkemesi.
  • Zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi.

Kanun, kazanın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin yerleşim yerini iş kazası davaları için ayrıca saymıştır (7036 m.6/3). İşçinin ölümü halinde yakınların kendi yerleşim yerinde dava açıp açamayacağı bu hükmün yorumuna bağlı olduğundan, davalının yerleşim yeri, işin yapıldığı yer veya kazanın meydana geldiği yer daha güvenli seçeneklerdir. Bu kurallara aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir (7036 m.6/5). Örneğin iş sözleşmesine "uyuşmazlıklarda yalnızca şirket merkezindeki mahkemeler yetkilidir" yazılması işçinin kendi yerleşim yerinde dava açmasını engellemez.

İş kazası tazminatı için arabulucuya gitmek zorunlu mu?

Hayır. İşçilik alacaklarında arabuluculuk kural olarak dava şartıdır; ancak iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında bu şart uygulanmaz (7036 m.3/3). Kaza sonrasında iş sözleşmesi de sona ermişse kıdem tazminatı, ihbar tazminatı veya ücret gibi diğer alacaklar için zorunlu arabuluculuk kuralı geçerlidir. Bu süreç İşe İade Davası Nasıl Açılır? Arabuluculuk ve Süreler yazısında anlatılmıştır.

Ölen işçinin yakınları hangi tazminatları isteyebilir?

Ölüm halinde cenaze giderleri ve ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin kayıpları tazminat kapsamındadır (TBK m.53). Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde yakınlar ayrıca manevi tazminat isteyebilir (TBK m.56/2). Destekten yoksun kalma tazminatı için davacının, ölen işçinin kendisine düzenli olarak destek olduğunu veya olacağını göstermesi gerekir.

Hayatını kaybeden sigortalının hak sahiplerine SGK tarafından ölüm geliri bağlanır (5510 m.16). Uygulamada tazminat hesabında, SGK'nın bağladığı gelirin rücuya tabi kısmının dikkate alınması gündeme gelir; hesap bilirkişi raporuyla yapılır. 7589 sayılı Kanunla TBK m.55'e eklenen ve 31.07.2026'da yürürlüğe giren fıkralara göre, çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarında kazancın bilindiği döneme ilişkin tutara olay tarihinden, bilinemeyen döneme ilişkin tutara karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir. Aynı değişiklikle, tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödemelerin, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminattan oransal olarak mahsup edileceği de düzenlenmiştir. 7589 sayılı Kanunun geçici 1. maddesine göre bu yeni fıkralar yalnızca 31.07.2026'dan sonra meydana gelen olaylara uygulanır; bu tarihten önceki kazalarda eski hükümler uygulanmaya devam eder.

İş kazası tazminat davasında zamanaşımı ne kadardır?

İşverene karşı açılan iş kazası tazminatı davaları, TBK m.417 uyarınca sözleşmeye aykırılık hükümlerine tabi olduğundan uygulamada TBK m.146'daki on yıllık genel zamanaşımı süresine bağlı tutulmaktadır. Sürenin başlangıcı, Yargıtay uygulamasında genellikle zararın kesin olarak öğrenildiği an, örneğin maluliyet oranının kesinleştiği tarih esas alınarak belirlenir. Ölüm halinde süre genellikle ölüm tarihinden itibaren hesaplanır. Ölen işçinin yakınlarının işverene karşı açtığı destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davalarında da uygulamada çoğunlukla on yıllık sürenin uygulandığı görülmektedir; ancak yakınlar iş sözleşmesinin tarafı olmadığından bu konuda farklı görüşler de bulunduğundan dava açmayı geciktirmemek daha güvenlidir. İş Kanunu ek m.3'teki beş yıllık süre ise kıdem, ihbar, kötüniyet tazminatı ve yıllık izin ücreti gibi alacaklar içindir.

Kazaya ilişkin ceza soruşturması veya ceza davası, hukuk davasını kendiliğinden durdurmaz; mahkeme gerekli görürse ceza davasının sonucunu bekleyebilir. Ayrıca ceza dosyasındaki kusur raporu ve tanık beyanları tazminat davasında önemli delil olarak kullanılabilir.

Kazaya sebep olan üçüncü kişiye karşı haksız fiil hükümleri uygulanır: talep, zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her halde fiilden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar; fiil daha uzun ceza zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa o süre uygulanır (TBK m.72).

İş kazası tazminat davasına hazırlık

  1. Kazanın iş kazası olarak kaydını kontrol edin

    İşverenin kazayı SGK'ya bildirip bildirmediğini kontrol edin; bildirilmemişse Kuruma başvurun.

  2. Maluliyet oranını belirletin

    Sürekli iş göremezlik oranı SGK sağlık kurulları aracılığıyla belirlenir; tazminat hesabının temelini bu oran oluşturur.

  3. Delilleri toplayın

    İş müfettişi veya SGK soruşturma raporu, varsa ceza soruşturması dosyası, tanık bilgileri ve ücret belgelerini bir araya getirin.

  4. Mahkemeyi ve talebi belirleyin

    Görevli iş mahkemesini ve yetkili yeri seçin; maddi ve manevi tazminat kalemlerini ayrı ayrı gösterin.

  5. Talep artırımını planlayın

    7589 sayılı Kanunla belirsiz alacak davası kaldırıldı; alacağın bir kısmıyla açılan davada talep, tahkikat sona erene kadar bir defaya mahsus artırılabilir (HMK m.109/4). Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.

İş kazası tazminat davalarında görev, yetki ve süre hataları telafisi güç sonuçlar doğurabilir. Somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Sık sorulan sorular

İş kazası davası hangi mahkemede açılır?

İşverene karşı açılan iş kazası tazminat davası iş mahkemesinde açılır (7036 m.5/1-a). İş mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Dava; davalının yerleşim yerinde, işin yapıldığı yerde, kazanın veya zararın meydana geldiği yerde ya da işçinin yerleşim yerinde açılabilir.

İş kazası tazminatı için arabuluculuk zorunlu mu?

Hayır. 7036 m.3/3 uyarınca iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında arabuluculuk dava şartı değildir. Ancak kaza sonrasında kıdem tazminatı veya ücret gibi diğer işçilik alacakları da istenecekse, bu alacaklar için dava açmadan önce arabulucuya başvurmak gerekir.

İş kazası tazminat davası kaç yıl içinde açılmalı?

İşverene karşı açılan iş kazası tazminat davalarında uygulamada on yıllık zamanaşımı süresi uygulanmaktadır (TBK m.146, m.417). Sürenin başlangıcı genellikle zararın kesin olarak öğrenildiği tarihe, örneğin maluliyet oranının kesinleşmesine göre belirlenir. Ölen işçinin yakınlarının davalarında da uygulamada çoğunlukla on yıllık süre uygulanır, ancak farklı görüşler bulunduğundan beklememek daha güvenlidir. Kazaya sebep olan üçüncü kişilere karşı ise TBK m.72'deki iki ve on yıllık süreler ile varsa daha uzun ceza zamanaşımı uygulanır.

İş kazasında ölen işçinin ailesi tazminat alabilir mi?

Evet. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişiler destekten yoksun kalma tazminatı, yakınlar ise manevi tazminat isteyebilir (TBK m.53, 56). Hak sahiplerine ayrıca SGK tarafından ölüm geliri bağlanır. Destekten yoksun kalma tazminatı için ölen işçinin davacıya fiilen veya ileride destek olacağının gösterilmesi gerekir; tutar bilirkişi hesabıyla belirlenir.

SGK rücu davası hangi mahkemede görülür?

SGK'nın iş kazası nedeniyle yaptığı ödemeleri işverenden geri istemek için açtığı rücu davası, Kurumun taraf olduğu sosyal güvenlik uyuşmazlığı olarak iş mahkemesinde görülür (7036 m.5/1-b). Bu davalarda da arabuluculuk dava şartı değildir (m.3/3). İşverenin sorumluluğu kast veya iş güvenliği mevzuatına aykırılık halinde doğar (5510 m.21).

Kaynaklar