Kısa yanıt
Arabuluculukta anlaşılan işçilik alacağı ödenmezse aynı alacak için yeniden dava açılmaz; anlaşma belgesi icra takibine konularak tahsil edilir. Belge her iki taraf, avukatları ve arabulucu tarafından birlikte imzalanmışsa doğrudan ilam niteliğindedir; değilse önce sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi alınır. Ödeme günü geçince işveren temerrüde düşer; faizin takipte nasıl isteneceği anlaşma metnine göre değerlendirilir.
Bu yazıda
İşveren arabuluculuk görüşmesinde kıdem tazminatınızı, ücret veya fazla mesai alacağınızı belirli bir tarihte ödemeyi kabul etti; ancak ödeme günü geçti ve para hesabınıza yatmadı. Arabuluculukta anlaşılan işçilik alacağı ödenmezse izlenecek yol yeni bir dava açmak değil, anlaşmayı icra yoluyla yerine getirtmektir. Bu yazıda 06.10.2026 itibarıyla ödeme yapılmadığında atılacak adımları, faizi, anlaşmaya itiraz edilmesi halinde ne olacağını ve işverenin ödeme gücünü kaybettiği durumları anlatıyoruz.
Anlaşma ödenmezse yeniden dava açılabilir mi?
İşçilik alacaklarında dava öncesi arabuluculuk zorunludur ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (HUAK) uygulanır (7036 m.3/21). HUAK m.18/5'e göre arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması halinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.
Bu nedenle işveren ödeme yapmadığında işçinin, anlaşmada vazgeçtiği tutarlar dahil eski alacaklarının tamamı için yeniden dava açması kural olarak mümkün değildir; anlaşmada kararlaştırılan tutar icra yoluyla tahsil edilir. Anlaşma metninde “ödeme yapılmazsa anlaşma hükümsüz olur” gibi özel bir kayıt varsa sonuçları somut metne göre ayrıca değerlendirilmelidir. Hiç anlaşma sağlanamamışsa izlenecek yol için belirsiz alacak davasının kaldırılmasından sonra işçilik davası yazısına bakabilirsiniz.
Arabuluculukta anlaşılan işçilik alacağı ödenmezse ne yapılmalı?
Ödeme yapılmadığında izlenecek yol
Anlaşma belgesini kontrol edin
Belgede ödenecek tutarın, ödeme tarihinin ve imzaların açıkça yer aldığını kontrol edin; belgenin aslını veya onaylı örneğini edinin.
Ödenmediğini belgeleyin
Banka hesap dökümünüzle ödemenin hiç gelmediğini veya eksik geldiğini tespit edin; kısmi ödeme varsa tarihini ve tutarını not edin.
Belgenin ilam niteliğini sağlayın
Her iki taraf, avukatları ve arabulucu birlikte imzalamışsa şerh gerekmez. İşçi görüşmeye avukatsız katılmışsa veya işveren yetkilendirdiği bir çalışanıyla temsil edilmişse (7036 m.3/18), arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi isteyin.
İlamlı takip başlatın
İlam niteliğindeki belgeyle icra dairesine başvurun; işverene borcu yedi gün içinde ödemesi gerektiğini bildiren icra emri gönderilir (İİK m.32).
Hacze geçin
Süresinde ödeme yapılmaz ve icra geri bırakılmazsa işverenin banka hesapları, alacakları ve malları haczedilebilir (İİK m.37).
İcra edilebilirlik şerhi, dosya üzerinden incelenen çekişmesiz bir yargı işidir ve maktu harca tabidir; mahkeme yalnızca anlaşmanın arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığını inceler (HUAK m.18/3). Şerh verilmiş anlaşma ile tarafların, avukatlarının ve arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma ilam niteliğinde belge sayılır (HUAK m.18/2, m.18/4). Şerhin alınması, ilamlı takibin aşamaları ve borçlunun itiraz imkanları arabuluculuk anlaşma belgesinin icra takibine konulması yazısında ayrıntılı olarak anlatılmıştır.
Geç ödenen alacak için faiz istenebilir mi?
Evet. Anlaşmada ödeme günü belirlenmişse işveren bu günün geçmesiyle, ayrıca ihtara gerek olmadan temerrüde düşer (TBK m.117/2). Temerrüde düşen borçlu, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça temerrüt faizi öder (3095 sayılı Kanun m.2). Oran anlaşmada belirlenmemişse kanuni faiz oranı esas alınır. 7589 sayılı Kanunla değiştirilen 3095 sayılı Kanunun 1. maddesine göre bu oran, 31.07.2026 tarihinden itibaren Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden belirlenir.
Taraflar anlaşmada daha yüksek bir temerrüt faizi kararlaştırabilir; ancak bu oran, kanuni orana göre belirlenen yıllık faizin yüzde yüz fazlasını aşamaz (TBK m.120/2). Taksitli ödemelerde “bir taksit ödenmezse kalan borcun tamamı muaccel olur” şeklindeki bir kayıt tahsili kolaylaştırır. Anlaşma belgesinde faiz kaydı yoksa, faizin ilamlı takipte doğrudan istenip istenemeyeceği ve hangi tarihten işleyeceği tartışma konusu olabilir; bu nedenle faiz oranının ve başlangıç tarihinin anlaşmaya açıkça yazılması önerilir.
İşveren anlaşmaya itiraz ederse ne olur?
İlam niteliğindeki belgeye dayanan takipte borçlunun itiraz imkanları sınırlıdır. Aşağıdaki tablo, anlaşmadan sonra en sık karşılaşılan uyuşmazlıkları özetler:
| Durum | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| İşveren borcu ödediğini veya ödemenin ertelendiğini ileri sürüyor | İcra emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine başvurmalıdır; ödeme veya erteleme iddiası resmi ya da usulüne göre onaylı belgeyle kanıtlanmalıdır | İİK m.33 |
| Taraflardan biri anlaşmayı yanılma, aldatma veya korkutma altında imzaladığını ileri sürüyor | Yanılma veya aldatmanın öğrenilmesinden ya da korkutmanın etkisinin kalkmasından itibaren bir yıl içinde bağlı olmadığını bildirmeyen taraf anlaşmayı onamış sayılır | TBK m.30–39 |
| Bazı alacak kalemlerinde anlaşma sağlanamamış | Anlaşılan kalemler için dava açılamaz; anlaşılamayan kalemler için son tutanağa dayanılarak dava açılabilir | HUAK m.18/5, 7036 m.3/2 |
Anlaşmanın irade sakatlığı nedeniyle bağlayıcı olmadığı iddiası, icra mahkemesinin sınırlı incelemesinin dışında kalır. HUAK m.18/5 anlaşılan hususlarda dava açılmasını yasakladığından, bu iddianın hangi yolla ileri sürülebileceği somut olaya göre ayrıca değerlendirilmelidir; uygulamada bu tür iddiaların, anlaşmanın geçersizliğinin tespiti veya iptali istemiyle açılan ayrı bir davada incelendiği görülmektedir. Böyle bir davanın açılması kural olarak tek başına takibi durdurmaz. Görevli mahkeme ve dava öncesinde yeniden arabuluculuk gerekip gerekmediği de somut olaya göre belirlenir.
İşveren ödeme gücünü kaybettiyse ne yapılabilir?
İşveren iflasa tabi ise (örneğin tacir veya ticaret şirketiyse) alacaklı, haciz yerine iflas yolunu da seçebilir (İİK m.37, m.43). İflasta işçilerin iş ilişkisine dayanan ve iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş, ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları sıra cetvelinde birinci sırada yer alır (İİK m.206).
İşverenin konkordato ilan etmesi, hakkında aciz vesikası alınması veya iflası nedeniyle ödeme güçlüğüne düştüğü hallerde, işçinin iş ilişkisinden kaynaklanan ve ödenmeyen üç aylık ücret alacağı, İşsizlik Sigortası Fonu kapsamındaki Ücret Garanti Fonundan karşılanabilir (4447 sayılı Kanun ek m.1). Bunun için işçinin, işverenin ödeme güçlüğüne düşmesinden önceki son bir yıl içinde aynı işyerinde çalışmış olması gerekir; ödeme temel ücret üzerinden ve kanundaki üst sınırı aşmamak üzere yapılır. Fon yalnızca ücret alacağını kapsar; kıdem ve ihbar tazminatı gibi kalemleri karşılamaz. Arabuluculukta toplu bir tutar üzerinde anlaşılmışsa bunun hangi kısmının fon kapsamında değerlendirileceği başvuruda Türkiye İş Kurumunca incelenir; güncel başvuru koşullarını kurumun duyurularından kontrol edin.
Anlaşma imzalanırken metinde bulunması önerilen hususlar
- Tutar ve kalem dağılımıHer alacak kalemi için tutarın, brüt mü net mi olduğunun ve kesintilerin kime ait olduğunun açıkça yazılması.
- Kesin ödeme tarihiTakvim günü olarak belirlenmiş vade; taksitli ödemede her taksitin tarihi ve tutarı.
- Ödeme yöntemiİşçinin banka hesap bilgisi; elden ödeme yerine açıklamalı banka havalesi.
- Temerrüt ve muacceliyet kaydıÖdenmeyen taksitte kalan borcun tamamının muaccel olacağı ve uygulanacak temerrüt faizi oranı.
- İmzalarHer iki tarafın, avukatlarının ve arabulucunun birlikte imzası; bu durumda icra edilebilirlik şerhine gerek kalmaz (HUAK m.18/4).
Arabuluculuk sürecinin genel işleyişi işe iade davası ve arabuluculuk yazısında, işçi ve işveren uyuşmazlıklarına ilişkin diğer konular ise iş hukuku sayfasında yer almaktadır. Anlaşma metni ve takip süreci her dosyada farklı olduğundan somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.
Sık sorulan sorular
Arabuluculuk anlaşması ödenmezse işverene dava açabilir miyim?
Kural olarak anlaşılan alacaklar için dava açamazsınız, çünkü arabuluculuk sonunda üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz (HUAK m.18/5). İşveren ödeme yapmazsa anlaşma belgesi icra takibine konularak tahsil edilir. Anlaşma bazı kalemleri kapsamıyorsa, anlaşma sağlanamayan kalemler için son tutanağa dayanarak dava açılabilir.
İcra edilebilirlik şerhi almak zorunlu mu?
Her zaman zorunlu değildir. Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, şerh aranmadan ilam niteliğinde belge sayılır (HUAK m.18/4). Taraflardan biri arabuluculuğa avukatsız katılmışsa, anlaşmanın icraya konulabilmesi için arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi alınması gerekir.
Arabuluculukta anlaşılan para geç ödenirse faiz istenebilir mi?
Kural olarak evet. Anlaşmada ödeme günü belirlenmişse işveren bu günün geçmesiyle temerrüde düşer ve temerrüt faizi ödemekle yükümlü olur (TBK m.117, 3095 m.2). Oran kararlaştırılmamışsa kanuni faiz oranı esas alınır; bu oran 31.07.2026 tarihinden itibaren Merkez Bankası reeskont oranının yüzde seksenidir. Belgede faiz kaydı yoksa faizin ilamlı takipte nasıl isteneceği tartışılabileceğinden, faizi anlaşmaya yazdırmak önerilir.
İşveren anlaşmayı baskı altında imzaladığını söylerse ne olur?
Bu iddia icra mahkemesinin sınırlı incelemesinin dışında kalır; hangi yolla ileri sürüleceği somut olaya göre değerlendirilir ve uygulamada genellikle ayrı bir davada incelenir. Yanılma, aldatma veya korkutma iddiasında, bunun öğrenilmesinden ya da korkutmanın etkisinin kalkmasından itibaren bir yıl içinde bildirim yapılmazsa anlaşma onanmış sayılır (TBK m.39). Böyle bir iddia kural olarak tek başına icra takibini durdurmaz.
İşveren iflas ederse anlaştığım parayı alabilir miyim?
İflas halinde alacağınızı iflas masasına bildirmeniz gerekir. İşçilerin iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş, ihbar ve kıdem tazminatı dahil alacakları sıra cetvelinde birinci sıradadır (İİK m.206). Ayrıca şartları varsa ödenmeyen üç aylık ücret alacağı, kıdem ve ihbar tazminatı hariç olmak üzere, Ücret Garanti Fonundan karşılanabilir (4447 sayılı Kanun ek m.1).
Kaynaklar
- Mevzuat 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18
- Mevzuat 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.32, 33, 37, 43, 206
- Mevzuat 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.30–39, 117, 120
- Mevzuat 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun m.1, 2 (7589 sayılı Kanunla değişik)
- Mevzuat 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu ek m.1