Kısa yanıt
Velayet kime verilir sorusunun cevabı çocuğun üstün yararına göre belirlenir: mahkeme boşanırken anne ve babayı dinler ve çocuğun bakımını, eğitimini ve gelişimini hangi ebeveynin daha iyi sağlayacağına bakarak velayeti eşlerden birine bırakır (TMK m.182, m.336). Velayeti almayan ebeveyn için çocukla kişisel ilişki düzenlenir.
Bu yazıda
Boşanan anne ve babaların en çok sorduğu soru, velayet kime verilir sorusudur. Kanun velayeti kendiliğinden anneye ya da babaya vermez; hakim her dosyada çocuğun üstün yararını esas alır. Aşağıda mahkemenin değerlendirdiği ölçütleri, ortak velayetin durumunu, kişisel ilişki düzenini ve velayetin sonradan değiştirilmesini bulacaksınız. Boşanmanın diğer sonuçları için aile hukuku sayfasına bakabilirsiniz.
Velayet kime verilir, mahkeme neye bakar?
Evlilik sürerken anne ve baba velayeti birlikte kullanır; boşanmada ise velayet, çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir (Türk Medeni Kanunu m.336). Mahkeme karar verirken olanak bulundukça anne ve babayı dinler ve çocukla kişisel ilişkiyi de düzenler (TMK m.182). Aile mahkemesi gerektiğinde psikolog, pedagog veya sosyal çalışmacıya sosyal inceleme raporu hazırlatır (4787 sayılı Kanun m.5).
| Ölçüt | Açıklama |
|---|---|
| Çocuğun yaşı ve ihtiyaçları | Küçük yaştaki çocuklarda Yargıtay uygulaması, aksini gerektiren bir durum yoksa annenin bakım ve şefkatini öncelikli görür. |
| Bakımın sürekliliği | Çocuğun o güne kadar kiminle yaşadığı, okulu, çevresi ve alışkanlıkları |
| Ebeveynin uygunluğu | Şiddet, bağımlılık, ihmal gibi çocuğun gelişimini tehlikeye sokan durumların bulunup bulunmadığı |
| Çocuğun görüşü | Ayırt etme gücüne sahip çocuğun görüşü, yaşı ve olgunluğu ölçüsünde dinlenir ve dikkate alınır. |
| Kardeşlerin birlikteliği | Uygulamada kardeşlerin, zorunlu bir sebep olmadıkça birbirinden ayrılmaması gözetilir. |
| Diğer ebeveynle ilişkiye tutum | Çocuğun diğer ebeveynle ilişkisini destekleyen tutum olumlu değerlendirilir (TMK m.324). |
Ekonomik durum tek başına belirleyici değildir. Geliri daha düşük olan ebeveyne de velayet verilebilir; bu durumda diğer ebeveyn çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılır, yani iştirak nafakası öder (TMK m.182).
Çocuğun görüşünün alınması, Türkiye'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin 12. maddesinin de gereğidir. Görüşme çoğu zaman hakim odasında, gerektiğinde pedagog veya psikolog eşliğinde ve çocuğu yıpratmayacak biçimde yapılır; çocuğun isteği önemli olmakla birlikte tek başına bağlayıcı değildir.
Velayet davasında hangi deliller önemlidir?
Velayet konusunda en etkili delil çoğunlukla sosyal inceleme raporudur. Raporu hazırlayan psikolog, pedagog veya sosyal çalışmacı, ebeveynlerle ve gerekirse çocukla görüşür, evleri ziyaret eder ve çocuğun ihtiyaçlarını değerlendirir. Bunun yanında şu belgeler ve beyanlar da önem taşır:
- Okul kayıtları, devamsızlık bilgileri ve öğretmen görüşleri,
- Sağlık kayıtları ve varsa şiddet veya ihmali gösteren raporlar,
- Çocuğun günlük bakımını kimin üstlendiğini bilen tanıkların beyanları,
- Ebeveynin çalışma düzeni, konut koşulları ve çocuğa ayırabileceği zaman.
Diğer ebeveyni çocuğun gözünde kötülemek veya çocuğu uyuşmazlığın tarafı haline getirmek, mahkemece çocuğun yararına aykırı bir tutum olarak değerlendirilebilir.
Ortak velayet mümkün mü?
Türk Medeni Kanununda boşanmadan sonra ortak velayet açıkça düzenlenmemiştir. Bununla birlikte Yargıtay uygulamasında, anne ve babanın bu yönde anlaşması ve ortak velayetin çocuğun üstün yararına uygun olması halinde boşanmadan sonra ortak velayete karar verilebildiği kabul edilmektedir. Bu yaklaşım, Türkiye'nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Ek 7 No.lu Protokoldeki eşler arasında eşitlik ilkesine dayandırılır.
Ortak velayet çoğunlukla anlaşmalı boşanmalarda, iletişimi iyi olan ve çocuğun eğitimi, sağlığı gibi önemli konularda birlikte karar alabilecek ebeveynler için gündeme gelir. Çocuğun hangi ebeveynle yaşayacağı ve diğer ebeveynle görüşme düzeni bu durumda da ayrıca belirlenmelidir.
Velayeti almayan ebeveyn çocuğu nasıl görür?
Velayet kendisine bırakılmayan anne veya baba, çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir (TMK m.323). Mahkeme görüşmelerin gün ve saatlerini, bayram ve yaz tatillerini, gerekirse çocuğun yatılı kalmasını kararında belirler. Her iki ebeveyn de diğerinin çocukla ilişkisini zedelemekten ve çocuğun eğitimini engellemekten kaçınmak zorundadır (TMK m.324).
Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girerse ya da ebeveyn bu hakkı kötüye kullanır veya çocukla ciddi olarak ilgilenmezse kişisel ilişki reddedilebilir veya kaldırılabilir (TMK m.324/2). Olağanüstü hallerde büyükanne ve büyükbaba gibi hısımlara da çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde kişisel ilişki hakkı tanınabilir (TMK m.325).
Velayet sonradan değiştirilebilir mi?
Evet. Anne veya babanın yeniden evlenmesi, başka bir yere taşınması ya da ölmesi gibi yeni durumlar zorunlu kılarsa hakim gerekli önlemleri alır (TMK m.183). Yeniden evlenme tek başına velayetin kaldırılması sebebi değildir; ancak çocuğun menfaati gerektirirse velayet sahibi değiştirilebilir (TMK m.349). Ebeveynin çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması halinde velayet kaldırılabilir (TMK m.348).
7343 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, velayet kendisine bırakılan ebeveyn kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceği açıkça düzenlenmiştir. Bu husus kişisel ilişki kararında taraflara ihtar edilir (TMK m.182/2, m.324/3). Velayetin değiştirilmesi dava yoluyla istenir; hakim yine çocuğun üstün yararını esas alır ve genellikle güncel bir sosyal inceleme raporu ister.
Kişisel ilişki kararına uyulmazsa ne yapılır?
Çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararları, 7343 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten bu yana icra dairelerince değil, Adalet Bakanlığının adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince yerine getirilmektedir (5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.41/A).
Kişisel ilişki kararının uygulanması
Müdürlüğe başvurun
Karar rızayla uygulanmazsa hak sahibi, çocuğun yerleşim yerindeki adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne başvurur (5395 s. K. m.41/A, m.41/C).
Müdürlük yükümlüyle iletişime geçer
Çocuğun kararda belirtilen gün ve saatte teslim yerine getirilmesi yükümlüye bildirilir ve bu durum tutanağa bağlanır.
Teslim emri gönderilir
Yükümlüye ulaşılamaz veya çocuk getirilmezse teslim emri tebliğ edilir; emirde, uyulmaması halinde disiplin hapsi uygulanacağı belirtilir.
Teslim görevli eşliğinde yapılır
Teslim, müdürlüğün belirlediği teslim mekanında psikolog, pedagog veya sosyal çalışmacı gibi bir görevli, bulunmadığı yerde öğretmen eşliğinde yapılır. Teslim emrinden sonra hak sahibi, gelişini teslim saatinden en az 48 saat önce müdürlüğe bildirmelidir.
Gerekirse şikayette bulunun
Kişisel ilişki için gönderilen teslim emrine aykırı davranan, bir ay içinde yapılacak şikayet üzerine üç günden on güne kadar disiplin hapsiyle cezalandırılır (m.41/F). Müdürlük işlemlerine karşı bir hafta içinde aile mahkemesine şikayet yoluna gidilebilir (m.41/E).
Bu işlemler harçtan istisnadır ve avukatlık ücreti dışındaki giderler Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır (5395 s. K. m.41/H).
Çocuğunuzun durumuna uygun velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi için bir avukata danışmanız önerilir.
Sık sorulan sorular
Velayet genellikle anneye mi verilir?
Kanunda anneye öncelik tanıyan bir kural yoktur; belirleyici olan çocuğun üstün yararıdır. Bununla birlikte Yargıtay uygulamasında küçük yaştaki çocuklar için, annenin çocuğun gelişimini tehlikeye sokan bir durumu yoksa annenin bakım ve şefkatine öncelik tanındığı görülür. Çocuk büyüdükçe çocuğun görüşü, okul düzeni ve ebeveynlerin koşulları daha fazla önem kazanır.
Çocuk kaç yaşında velayet konusunda dinlenir?
Kanunda kesin bir yaş sınırı yoktur. Ölçü, çocuğun ayırt etme gücüne sahip olması, yani kendi görüşünü oluşturup ifade edebilecek olgunlukta bulunmasıdır. Yargıtay uygulamasında bu olgunluğa ulaşmış çocuğun görüşünün alınması önemli görülür. Çocuğun isteği dikkate alınır ancak tek başına bağlayıcı değildir; hakim sosyal inceleme raporu ve diğer delillerle birlikte değerlendirir.
Velayeti alan ebeveyn çocuğu başka şehre götürebilir mi?
Velayet sahibi ebeveyn çocuğun yaşayacağı yeri belirleyebilir; ancak taşınma, diğer ebeveynin kişisel ilişki hakkını fiilen ortadan kaldırmamalıdır. Kişisel ilişkinin yerine getirilmesini engelleyen bir taşınma, yeni koşullara göre kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesine veya çocuğun menfaatine aykırı değilse velayetin değiştirilmesine yol açabilir (TMK m.183, m.324/3). Bu nedenle taşınmadan önce görüşme düzeninin yeniden planlanması önerilir.
Kişisel ilişkiye uymayan ebeveyne ne yapılır?
Kişisel ilişki kararı rızayla uygulanmazsa hak sahibi adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne başvurur; müdürlük yükümlüye teslim emri gönderir. Teslim emrine aykırı davranan ebeveyn, bir ay içinde yapılacak şikayet üzerine üç günden on güne kadar disiplin hapsiyle cezalandırılabilir (5395 s. K. m.41/F). Velayet sahibinin karara sürekli uymaması velayetin değiştirilmesine de yol açabilir. Velayeti olmayan ebeveynin görüşme düzeni ve uygulanması velayeti olmayan ebeveyn yazısında ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
Kaynaklar
- Mevzuat 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.182, 183, 323–325, 336, 348, 349
- Mevzuat 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.41/A–41/H
- Mevzuat 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m.5
- Resmi kaynak Adalet Bakanlığı Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri: Çocuk teslimi ve kişisel ilişki sıkça sorulan sorular