Kısa yanıt

Ortaklığın giderilmesi davası (izale-i şuyu), miras kalan hisseli bir taşınmazda mirasçılar anlaşamadığında malın aynen bölünmesini, bu mümkün değilse açık artırmayla satılıp bedelin paylara göre dağıtılmasını sağlayan davadır (TMK m.642, 699). Dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur; dava, taşınmazın bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesinde açılır.

Bu yazıda
  1. Miras kalan taşınmazda mülkiyet nasıl bir durumdadır?
  2. Dava açmadan önce arabuluculuk zorunlu mu?
  3. Ortaklığın giderilmesi davası nasıl açılır?
  4. Taşınmaz aynen mi bölünür, satılır mı?
  5. Kardeşiniz payını satarsa önalım hakkınız var mı?

Babanızdan kalan evde kardeşlerinizden biri oturuyor, bir diğeri satmak istiyor, siz ise payınızın karşılığını alamıyorsunuz. Miras kalan hisseli tapularda en sık yaşanan bu tabloda son çare ortaklığın giderilmesi davasıdır. Halk arasında "izale-i şuyu" olarak da bilinen bu dava, mirasçıları istemedikleri bir ortaklıkta kalmaya zorlamaz.

Türk Medeni Kanununa göre her mirasçı, sözleşme veya kanun gereği ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir (TMK m.642). Aşağıda dava öncesi zorunlu arabuluculuktan satış aşamasına kadar süreci sırasıyla ele alıyoruz.

Miras kalan taşınmazda mülkiyet nasıl bir durumdadır?

Birden çok mirasçı varsa, ölümle birlikte paylaşmaya kadar sürecek bir miras ortaklığı doğar ve mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olur (TMK m.640). Elbirliği mülkiyetinde belirli bir malda kimsenin ayrı payı yoktur; her mirasçının hakkı malın tamamına yayılır ve kanunda aksine hüküm yoksa yönetim ile tasarruf işlemleri için oybirliği gerekir (TMK m.701, 702).

Elbirliği mülkiyeti paylı mülkiyete geçilmesiyle de sona erer (TMK m.703); mirasçılar bunu aralarında kararlaştırabileceği gibi, bir mirasçı da dönüştürmeyi sulh hakiminden isteyebilir (TMK m.644). Paylaştırma, aksine hüküm yoksa paylı mülkiyet hükümlerine göre yapılır. Paylı mülkiyette her paydaş kendi payı bakımından malik sayılır ve payını devredebilir (TMK m.688). Bu ayrım, aşağıda anlatılan önalım hakkı açısından da önemlidir.

Dava dışında hangi seçenekler var?

  • Mirasçılar yazılı bir paylaşma sözleşmesiyle malları aralarında bölüşebilir veya elbirliği mülkiyetini miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürebilir (TMK m.676).
  • Bir mirasçı diğerlerinin payını satın alabilir; miras payının mirasçılar arasında devrine ilişkin sözleşmeler yazılı şekle bağlıdır (TMK m.677).
  • Arabuluculuk görüşmelerinde varılan anlaşma, icra edilebilirlik şerhi alındıktan sonra resmi senet düzenlenmeksizin tapuya tescil ettirilebilir (6325 sayılı Kanun m.18/B).

Dava açmadan önce arabuluculuk zorunlu mu?

Evet. Taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (6325 sayılı Kanun m.18/B). Başvuru, yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hallerde en fazla bir hafta uzatılabilir (m.18/A).

  • Taraflar anlaşırsa, taşınmazla ilgili anlaşma belgesine taşınmazın bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi alınması zorunludur; şerhten sonra taraflardan biri tapu müdürlüğünden tescil isteyebilir (m.18/B).
  • Anlaşma sağlanamazsa arabulucunun düzenlediği son tutanak dava dilekçesine eklenir. Arabulucuya başvurmadan açılan dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir (m.18/A).
  • Geçerli bir mazeret olmadan ilk toplantıya katılmayan taraf, davada haklı çıksa bile yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur (m.18/A).

Ortaklığın giderilmesi davası nasıl açılır?

Hisseli taşınmaz için izlenecek adımlar

  1. Mirasçılık belgesini alın

    Tüm mirasçıları ve paylarını gösteren veraset ilamı, hem arabuluculukta hem davada temel belgedir.

  2. Tapu kaydını güncelleyin

    Taşınmaz hala ölen kişi adına kayıtlıysa uygulamada mahkeme mirasçılar adına intikal yapılmasını ister. İntikali dava öncesinde tamamlamak zaman kazandırır.

  3. Arabulucuya başvurun

    Tüm mirasçıların iletişim bilgilerini arabuluculuk bürosuna verin. Anlaşma olursa satış, bir mirasçının diğerlerinin payını satın alması veya aynen bölüşme bu aşamada kararlaştırılabilir.

  4. Davayı doğru mahkemede açın

    Görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir (HMK m.4/1-b); taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m.12). Uygulamada bütün paydaşların davada taraf olması gerekir; yurt dışındaki mirasçılara tebligat yapılması süreyi uzatabilir.

  5. Keşif ve bilirkişi aşamasını takip edin

    Mahkeme taşınmazda keşif yaparak bölünmeye elverişli olup olmadığını ve değerini bilirkişiyle belirler. Bu aşamada aynen taksim önerisi veya satış talebi somutlaştırılır.

  6. Satışı ve bedelin dağıtımını izleyin

    Satışa karar verilirse satış, kural olarak karar kesinleştikten sonra açık artırmayla yapılır. Uygulamada satış bedeli, giderler düşüldükten sonra paydaşlara payları oranında ödenir.

Sık yapılan hatalar

  • Arabulucuya başvurmadan doğrudan dava açmak; dava bu nedenle usulden reddedilir ve zaman kaybedilir.
  • Mirasçılardan birini, örneğin yurt dışında yaşayan veya önceden ölmüş bir mirasçının çocuklarını, taraf olarak göstermemek.
  • Taşınmazın ölen kişi adına kayıtlı olduğunu gözden kaçırıp intikal işlemini son ana bırakmak.

Taşınmaz aynen mi bölünür, satılır mı?

Paylaşma, malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da artırmayla satılıp bedelinin bölüşülmesi yoluyla yapılır (TMK m.699). Paydaşlar anlaşamazsa hakim önce aynen bölmeye karar verir; parçaların değerleri eşit değilse eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme yapılır. Bölme durum ve koşullara uygun görülmezse, özellikle taşınmaz önemli bir değer kaybına uğramadan bölünemiyorsa açık artırmayla satışa karar verilir.

Satışın yalnızca paydaşlar arasında artırmayla yapılması kural olarak bütün paydaşların rızasına bağlıdır (TMK m.699). Ancak 31.07.2026'dan itibaren, taşınmazın bütün malikleri onu miras yoluyla edinmişse ve mirasçılar dışında malik yoksa, birinci artırma kanun gereği yalnızca malik mirasçılar arasında yapılır; bu artırmada teklifin muhammen bedelin yüzde yüzünü karşılaması gerekir ve usul bir defaya mahsus uygulanır (İcra ve İflas Kanunu m.114, 7589 sayılı Kanunla değişik). Bu kural, 31.07.2026'dan önce ilanı yapılmış artırmalara uygulanmaz. Tarım arazilerinde ise Bakanlıkça belirlenen asgari büyüklüğün altında ifraz ve hisselendirme yapılamadığından (5403 sayılı Kanun m.8), aynen taksim çoğu zaman mümkün olmaz. Tek bir daire veya ev gibi taşınmazlarda da pratikte en sık görülen sonuç satıştır.

Kardeşiniz payını satarsa önalım hakkınız var mı?

Paylı mülkiyette bir paydaş taşınmazdaki payını üçüncü kişiye satarsa, diğer paydaşlar yasal önalım hakkını kullanabilir (TMK m.732). Elbirliği mülkiyeti devam ederken ise tasarruf işlemleri için oybirliği gerektiğinden, bir mirasçının belirli bir taşınmazdaki payını tek başına tapuda satması mümkün değildir.

Hisseli taşınmazda temel kurallar ve süreler
KonuKuralDayanak
ArabuluculukDava şartı; 3 hafta, zorunlu hallerde en çok 1 hafta uzatma6325 s. K. m.18/A, 18/B
Görevli mahkemeSulh hukuk mahkemesiHMK m.4/1-b
Yetkili mahkemeTaşınmazın bulunduğu yer (kesin yetki)HMK m.12
Paylaşmayı erteleme sözleşmesiEn çok 10 yıl; taşınmazda resmi şekil gerekirTMK m.698
Önalım davası süresiSatışın bildiriminden itibaren 3 ay, her halde satıştan itibaren 1 yıl (25.12.2025'ten önceki satışlarda 2 yıl)TMK m.733
Önalım bedeliHakimin belirlediği rayiç bedel ve alıcıya düşen tapu giderleri kesin sürede yatırılırTMK m.734

Önalım hakkına ilişkin kurallar 24.12.2025 tarihli 7571 sayılı Kanunla değişmiş ve değişiklik 25.12.2025'te yürürlüğe girmiştir: satıştan itibaren işleyen üst süre iki yıldan bir yıla indirilmiş ve bedel olarak payın hakimce belirlenen rayiç bedeli esas alınmıştır. Süreye ilişkin değişiklik, bu tarihten önce yapılmış satışlara uygulanmaz; o satışlarda eski hüküm geçerlidir (TMK geçici m.1). Cebri artırmayla yapılan satışlarda ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamındaki satışlarda önalım hakkı kullanılamaz. Satış, alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilir (TMK m.733).

Taşınmaz uyuşmazlıklarına ilişkin genel bilgiler için gayrimenkul hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Ortaklığın giderilmesi davası ne kadar sürer?

Kanunda sabit bir süre yoktur; süre dosyanın koşullarına göre değişir. Arabuluculuk aşaması en fazla dört hafta sürer, ardından dava sürecinde tebligat, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılır. Paydaş sayısının fazla olması, yurt dışında yaşayan mirasçılara tebligat yapılması ve kararın istinaf ile temyiz aşamalarından geçmesi süreyi uzatır. Satış ise kural olarak karar kesinleştikten sonra yapılır.

Hissedarlardan biri istemese de miras kalan ev satılabilir mi?

Evet, paydaşlardan her biri ortaklığın giderilmesini isteyebilir ve diğerlerinin rızası aranmaz (TMK m.642, 698). Mahkeme önce aynen bölmeyi değerlendirir; ev değer kaybetmeden bölünemiyorsa açık artırmayla satışa karar verir (TMK m.699). Ancak paylaşmayı erteleyen geçerli bir sözleşme varsa veya istem uygun olmayan bir zamanda yapılmışsa paylaşma istenemeyebilir.

Ortaklığın giderilmesi davasının masraflarını kim öder?

Davayı açan kişi harç ve gider avansını başlangıçta kendisi yatırır. Uygulamada ortaklığın giderilmesi davalarında yargılama giderleri, dava sonunda paydaşlara payları oranında paylaştırılır. Arabuluculukta geçerli mazeret olmadan ilk toplantıya katılmayan taraf ise davada haklı çıksa bile yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur (6325 sayılı Kanun m.18/A).

Ortaklığın giderilmesi için arabulucuya gitmek zorunlu mu?

Evet, taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurmak dava şartıdır (6325 sayılı Kanun m.18/B). Arabulucuya gitmeden açılan dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir. Anlaşma sağlanırsa belgeye sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi alınır ve tescil tapu müdürlüğünden istenebilir.

Yurt dışında yaşayan kardeş davada nasıl yer alır?

Uygulamada ortaklığın giderilmesi davasında bütün paydaşların taraf olması gerektiğinden, yurt dışında yaşayan kardeş de davaya dahil edilir ve ona yurt dışı tebligatı yapılır. Bu tebligat süreci uzatabilir. Yurt dışındaki paydaş, Türk konsolosluğunda düzenleteceği vekaletnameyle Türkiye'deki bir vekil aracılığıyla arabuluculuğa ve davaya katılabilir.

Kaynaklar