Kısa yanıt

İşçilik alacaklarında zamanaşımı ücret, fazla mesai, kıdem, ihbar ve yıllık izin ücreti için beş yıldır. HMK m.109/4 uyarınca kısmi davada bir defaya mahsus yapılan talep artırımında, artırılan kısım için zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır; dava tarihinde zaten dolmuş zamanaşımı ise bu kuraldan etkilenmez. Arabuluculuk süresince zamanaşımı durur.

Bu yazıda
  1. İşçilik alacaklarında zamanaşımı süresi kaç yıl?
  2. Kısmi davada dava edilmeyen kısım için zamanaşımı kesilir mi?
  3. İşçilik alacaklarında talep artırımı yapılırken zamanaşımı nasıl değerlendirilir?
  4. Arabuluculuk başvurusu zamanaşımını durdurur mu?
  5. Zamanaşımı riskine karşı neler yapılmalı?

Kısmi olarak açılmış bir işçilik davasında talep artırılırken işverenin en sık başvurduğu savunmalardan biri zamanaşımı def'idir. İşçilik alacaklarında zamanaşımı konusu, 31.07.2026 tarihinde yürürlüğe giren HMK m.109/4 ile önemli ölçüde değişti: kısmi davada bir defaya mahsus yapılan artırımda, artırılan kısım için de zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılıyor. Bu yazıda 06.10.2026 itibarıyla zamanaşımı sürelerini, dava edilmeyen ve artırılan kısmın durumunu, zamanaşımı def'ini ve arabuluculuğun etkisini anlatıyoruz.

İşçilik alacaklarında zamanaşımı süresi kaç yıl?

İş sözleşmesinden doğan para alacaklarının büyük bölümü beş yıllık zamanaşımına tabidir. Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla, yani istenebilir hale geldiği günden itibaren işlemeye başlar (Türk Borçlar Kanunu m.149).

İşçilik alacaklarında zamanaşımı süreleri (06.10.2026 itibarıyla)
AlacakSüreBaşlangıçDayanak
Ücret, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücreti gibi ücret niteliğindeki alacaklar5 yılHer dönemin ücretinin ödenmesi gereken günİş Kanunu m.32, TBK m.147
Kıdem tazminatı5 yılİş sözleşmesinin sona ermesiİş Kanunu ek m.3
İhbar ve kötüniyet tazminatı ile eşit davranma ilkesine aykırı fesihten doğan tazminat5 yılİş sözleşmesinin sona ermesiİş Kanunu ek m.3
Yıllık izin ücreti5 yılİş sözleşmesinin sona ermesiİş Kanunu m.59, ek m.3

4857 sayılı İş Kanununun ek 3. maddesi, 25.10.2017 tarihinden sonra sona eren iş sözleşmelerine uygulanır (geçici m.8). Ücret niteliğindeki alacaklarda her ayın alacağı ayrı ayrı zamanaşımına uğradığından, uzun süre çalışmış bir işçinin en eski dönemlere ait alacakları dava açıldığında zamanaşımına uğramış olabilir. Kıdem tazminatının şartları için kıdem tazminatı hesaplama yazısına bakabilirsiniz. İşe iade için öngörülen süreler ise zamanaşımı değil hak düşürücü süredir; bu konu işe iade davası ve arabuluculuk yazısında anlatılmıştır.

Kısmi davada dava edilmeyen kısım için zamanaşımı kesilir mi?

Alacaklının dava açması zamanaşımını keser (TBK m.154, 2. bent). Kısmi davada bu kesilme kural olarak yalnızca dava edilen kısım için sonuç doğurur; dava edilmeyen kısım bakımından zamanaşımı işlemeye devam eder. Kanunun kısmi davayı kalan kısımdan vazgeçme saymaması (HMK m.109/3), o kısım için zamanaşımının kesildiği anlamına gelmez.

HMK m.109/4 bu kurala önemli bir istisna getirdi. Kısmi davada talep, tahkikatın sonuna kadar bir defaya mahsus artırılırsa zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Buna göre üç durumu birbirinden ayırmak gerekir:

  • HMK m.109/4 uyarınca süresinde yapılan artırım: Artırılan kısım için zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır.
  • Islahla yapılan artırım: Kanunda aynı koruma yoktur; Yargıtay uygulamasında ıslahla artırılan kısım için zamanaşımı genel olarak ıslah tarihine göre değerlendirilir.
  • Ayrı (ek) dava: Kalan kısım için sonradan açılan davada zamanaşımı, kural olarak ikinci davanın açıldığı tarihe göre hesaplanır.

31.07.2026 tarihinden önce açılmış belirsiz alacak davaları, kaldırılan HMK m.107 hükmüne göre görülmeye devam eder (7589 sayılı Kanun geçici m.1/10). Bu davalarda Yargıtay uygulaması, artırılan kısım için zamanaşımının da genellikle dava tarihinde kesildiği yönündeydi; ancak mahkemenin davayı kısmi dava olarak nitelendirdiği dosyalarda sonuç farklı olabiliyordu. 31.07.2026 tarihinden önce açılmış kısmi davalarda yapılacak artırımlara bu zamanaşımı kuralının uygulanıp uygulanmayacağı ise kanunda açıkça düzenlenmemiştir; 7589 sayılı Kanunun geçiş hükmü yalnızca belirsiz alacak davalarını kapsar ve bu konuda yerleşik bir uygulama henüz yoktur. Artırımın usulü ve zamanlaması HMK 109 talep artırımı yazısında anlatılmıştır.

İşçilik alacaklarında talep artırımı yapılırken zamanaşımı nasıl değerlendirilir?

Zamanaşımı ileri sürülmedikçe hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınamaz (TBK m.161); işverenin zamanaşımı def'ini açıkça ileri sürmesi gerekir. İş mahkemelerinde uygulanan basit yargılama usulünde savunmanın genişletilmesi yasağı cevap dilekçesinin verilmesiyle başlar (HMK m.319) ve mahkeme ilk duruşmada zamanaşımı hakkında tarafları dinler (HMK m.320/2). Bu nedenle def'i genellikle cevap dilekçesinde ileri sürülür.

HMK m.109/4 kapsamındaki artırımda artırılan kısım için zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayıldığından, işverenin def'i kural olarak yalnızca dava tarihinde zaten dolmuş dönemler bakımından sonuç doğurabilir. Örneğin fazla mesai alacağında, dava tarihinden geriye doğru beş yıldan (arabuluculukta geçen süre eklenerek) daha eski aylara ait alacaklar, def'i ileri sürülmüşse reddedilebilir. Cevap dilekçesinde def'i ileri sürmemiş olan davalının artırımdan sonra ilk kez def'i ileri sürüp süremeyeceği ise yeni düzenlemede açıkça cevaplanmamıştır; bu konuda yargı uygulamasının oluşması beklenmektedir.

Arabuluculuk başvurusu zamanaşımını durdurur mu?

Evet. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 3. maddesinin on yedinci fıkrasına göre arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Durma süreyi sıfırlamaz; durma sebebi ortadan kalkınca zamanaşımı kaldığı yerden işlemeye devam eder (TBK m.153). Kesilmede ise yeni bir süre başlar (TBK m.156).

Örneğin iş sözleşmesi 10.03.2022 tarihinde sona ermiş bir işçinin kıdem tazminatı için beş yıllık zamanaşımı 10.03.2027 tarihinde dolar. İşçi arabulucuya başvurur ve süreç 20 gün sürerse bu 20 gün hesaba katılmaz; dava açma imkanı yaklaşık 30.03.2027 tarihine kadar uzar. Başvuruda yer almayan kalemler bakımından durmanın sonuç doğurup doğurmayacağı tartışılabileceğinden, başvuruda bütün alacak kalemlerinin sayılması önerilir.

Zamanaşımı riskine karşı neler yapılmalı?

Zamanaşımı kontrol listesi

  1. Alacak dönemlerini çıkarın

    Her kalem için muacceliyet tarihini belirleyin; ücret alacaklarında her ayın ödeme gününü, tazminatlarda sözleşmenin sona erdiği tarihi esas alın.

  2. Arabulucuya erken başvurun

    Başvuru zamanaşımını durdurur, ancak son tutanaktan sonra süre kaldığı yerden işler; davayı geciktirmeyin.

  3. Kısmi davayı doğru kurun

    Bütün kalemleri dilekçeye yazın, davanın kısmi olduğunu ve fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu belirtin.

  4. Artırımı süresinde ve tek seferde yapın

    Zamanaşımı korumasından yararlanmak için artırımı HMK m.109/4 uyarınca, tahkikat bitmeden ve bütün kalemler için birlikte yapın.

  5. Dosyayı yakından izleyin

    Dava sırasında kesilen zamanaşımı, tarafların her yargılama işleminden veya hakimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlar (TBK m.157); duruşma ve süreleri kaçırmayın.

İşçi ve işveren uyuşmazlıklarına ilişkin diğer konular iş hukuku sayfasında yer almaktadır. Zamanaşımı hesabı alacak türüne, fesih tarihine ve dava geçmişine göre değiştiğinden somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Sık sorulan sorular

İşçilik alacakları kaç yılda zamanaşımına uğrar?

İşçilik alacaklarının çoğu beş yılda zamanaşımına uğrar. Ücret, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücreti ile kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatları, eşit davranma ilkesine aykırı fesihten doğan tazminat ve yıllık izin ücreti bu kapsamdadır (İş Kanunu m.32, ek m.3; TBK m.147). Ücret alacaklarında süre her ayın ödeme gününden, tazminatlarda ve yıllık izin ücretinde sözleşmenin sona erdiği tarihten başlar.

Talep artırımında zamanaşımı hangi tarihe göre hesaplanır?

HMK m.109/4 uyarınca yapılan artırımda zamanaşımı dava tarihine göre hesaplanır; artırılan kısım için zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır. Artırım tarihi bu açıdan önem taşımaz. Ancak dava tarihinde zaten dolmuş olan zamanaşımı bu kuralla ortadan kalkmaz; işveren def'i ileri sürmüşse o dönemlere ait alacaklar reddedilebilir.

Arabuluculukta geçen süre zamanaşımına dahil mi?

Hayır, dahil değildir. Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur (7036 m.3/17). Son tutanaktan sonra süre yeniden başlamaz, kaldığı yerden işlemeye devam eder. Örneğin 20 gün süren bir arabuluculuk, zamanaşımının dolacağı tarihi 20 gün ileri taşır. Bu nedenle arabuluculuk anlaşmasızlıkla bittikten sonra davayı geciktirmemek gerekir.

Hakim zamanaşımını kendiliğinden dikkate alır mı?

Hayır. TBK m.161'e göre zamanaşımı ileri sürülmedikçe hakim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz. İşverenin zamanaşımı def'ini açıkça ileri sürmesi gerekir; iş mahkemelerinde bu def'i genellikle cevap dilekçesinde ileri sürülür. Def'i ileri sürülmezse süre dolmuş olsa bile alacak hakkında esastan karar verilir.

Islahla artırılan kısım için zamanaşımı nasıl değerlendirilir?

Islah için HMK m.109/4'teki gibi bir zamanaşımı kuralı yoktur. Yargıtay uygulamasında ıslahla artırılan kısım için zamanaşımı genel olarak ıslah tarihine göre değerlendirilir ve davalı bu kısma karşı def'i ileri sürebilir. Bu nedenle kısmi davada talebi, zamanaşımı koruması sağlayan HMK m.109/4 yoluyla artırmak daha güvenlidir.

Kaynaklar